







Programda konuşan Dr. Öğr. Üyesi Çopur, afetlerin deprem, sel, yangın ve heyelan gibi doğal ya da insan kaynaklı olaylar sonucu ortaya çıktığını belirterek, bu tür durumların insanların hayatını, sağlığını ve günlük yaşamını ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. Afetlerin ani gelişmesi nedeniyle ulaşım, iletişim ve sağlık hizmetlerinde ciddi aksamalar yaşandığını vurgulayan Çopur, bu nedenle ilk müdahalenin çoğu zaman olay yerindeki bireyler tarafından yapıldığını söyledi.
“Afetlerde ilk dakikalar hayati öneme sahiptir” diyen Çopur, ilk yardım bilgisine sahip her bireyin potansiyel bir hayat kurtarıcı olduğunu belirtti. Profesyonel ekipler olay yerine ulaşana kadar doğru şekilde yapılan ilk yardımın ölümleri ve kalıcı sakatlıkları önemli ölçüde azalttığını ifade etti.
Afet sırasında en sık yapılan hatalara da değinen Dr. Öğr. Üyesi Çopur, panik halinde hareket etmenin yanlış kararlar alınmasına neden olduğunu söyledi. Yaralıyı bilinçsizce hareket ettirmek, yanlış taşıma teknikleri uygulamak ve kulaktan dolma bilgilerle müdahalede bulunmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Doğru yaklaşımın ise öncelikle sakin kalmak olduğunu belirten Çopur, ilk olarak kişinin kendi güvenliğini ve çevre güvenliğini sağlaması gerektiğini, ardından yaralının bilincinin, solunumunun ve kanamasının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. En kısa sürede 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranarak doğru bilgilerin verilmesinin önemine dikkat çekti.
İlk yardımın ilaçsız ve mevcut imkânlarla yapılan bir müdahale olduğunu belirten Çopur, temel ilk yardım eğitimi almış herkesin bu uygulamaları yapabileceğini söyledi. İlk yardım eğitiminin ilkokul mezunu, 18 yaşını doldurmuş herkes tarafından alınabildiğini belirten Çopur, eğitim sonunda teorik ve uygulamalı sınavlardan başarılı olan kişilerin “ilk yardımcı” unvanı kazandığını ifade etti.
Kayseri Üniversitesi bünyesindeki ilk yardım merkezinde talepler doğrultusunda eğitimlerin verilmeye devam ettiğini aktaran Çopur, toplum genelinde ilk yardım farkındalığının artırılmasının halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Afetlerde profesyonel ekiplerin herkese aynı anda ulaşamayacağını belirten Çopur, eğitimli bireylerin mahallelerde, okullarda ve iş yerlerinde ilk savunma hattını oluşturduğunu söyledi.
Afetlerde en sık karşılaşılan yaralanmaların kırıklar, çıkıklar, burkulmalar, kanamalar, ezilmeler, yanıklar ve bilinç kaybı olduğunu ifade eden Çopur, panik ve korkuya bağlı psikolojik etkilerin de sık görüldüğünü belirtti. Özellikle enkaz altında kalan kişilerde görülebilen crush sendromu gibi hayati risk taşıyan durumlara dikkat çeken Çopur, arama kurtarma çalışmalarının UMKE ve profesyonel ekipler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
Programın sonunda dinleyicilere seslenen Dr. Öğr. Üyesi Adeviye Çopur, afetlerin önlenemeyeceğini ancak hazırlıklı olunabileceğini belirterek şu mesajı verdi:
“İlk yardım bilgisi bir lüks değil, zorunluluktur. Öğrendiğimiz bu bilgiler sayesinde bir gün sevdiklerimizin ya da hiç tanımadığımız birinin hayatını kurtarabiliriz. Unutmayalım: Önlem al, hayatta kal.”
